Rektörüne, Hocalarına hatta ÖSYM’ye rağmen Doktor Oldu!

ALPARSLAN Temen 24 yaşında, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi. Babası, Eskişehir Belediyesi’nden emekli temizlik işçisi ve eski Belediye İş Sendikası Şube Başkanı. Temen’in, tıpkı annesi ve ablası gibi iki kulağında ileri seviyede işitme kaybı var. Yedi yaşından beri işitme cihazı kullanıyor. Eskişehir Anadolu Lisesi mezunu.

2010’da ÖSYM sınavlarına rapor alarak işitme cihazıyla girdiği için puanı iptal edildi. ÖSYM’ye dava açtı, kazandı ancak yarı dönem kaybettiği için sınavlara yeniden girdi. Bir sabah Sabancı Vakfı’ndan gelen bir telefonla Engelliler Türkiye birincisi olduğunu öğrendi. Vakıf, öğrenim hayatı boyunca kendisini tam burslu olarak okutacaktı. Temen, ilk tercihi olan Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi.


İşitme engelli doktor adayına ‘özel stetoskop’


HOCASI: SENDEN DOKTOR OLMAZ

Gülden Aydın’ın Hürriyet’teki haberine göre çok parlak bir öğrenci olarak 2. sınıfa geçmeye hazırlanırken aklına bir soru takıldı. İki kulağında işitme cihazı varken steteskopu (hekimlerin kalp, akciğer dinlemekte kullandıkları araç) nasıl takıp da kalp ve akciğerin sesini dinleyecekti? Alparslan Temen, hocalarına sormaya başladı. Önce okulun Kulak Burun Boğaz (KBB) Anabilim Dalı Başkanı’na gitti. “Hastaya oskültasyon yapmadan yani dinlemeden muayene edersin” cevabını aldı. KBB hocasından ise hiç ummadığı sert karşılık geldi: “Neden tıbbı seçtin? Senden doktor olmaz. Git başka bölüm seç!” Dekan da bir çözüm sunmayınca Temen, YÖK’e ulaşıp derdini anlattı. Çok geçmeden rektör tarafından çağrıldı. Rektör, meselenin YÖK’e kadar gittiğini öğrenmişti, Temen’e “Senin amacın ne? İlgi mi çekmek istiyorsun?” dedi.

 

 

ELEKTRONİK STETESKOPU KEŞFETTİ

Temen kararlıydı. Uzun araştırmalardan sonra ABD Kaliforniya’da bir firmanın işitme engelli doktorlar için elektronik steteskop ürettiğini gördü. Fiyatı 1000 dolardı. Satın alması imkansızdı. Sabancı Vakfı’nı aradı, “Elbette, hemen” dediler. Bir hafta sonra steteskopuna kavuştu. Temen ilk iş steteskopu alıp KBB hocasına gitti ve “Buyurun, elektronik steteskop bu. İşitme cihazı olan doktor da olabilirmiş” dedi. Temen, bu mücadelesini anlatırken “Kendimi hiç engelli hissetmedim. Hep engelleri aşa aşa yaşadım. Tıp gelişti, mutlaka bir yolu olmalıydı. Böyle bir steteskop vardı ama hocalarım bilmiyordu. Hele KBB profesörünün bunu mutlaka bilmesi gerekiyordu. Okulumun yapmadığını vakıf yaptı” diyor.

YÖK’ÜN YÖNETMELİĞİNİ ÇALIŞTIRDI

Temen, üniversitede işitme engelli öğrencileri araştırmaya başladığında YÖK’ün yönetmeliğinde “Engelli öğrencilerin eğitim hayatları için gereken araç gereçlerin okul tarafından karşılanacağının” yazıldığını gördü. Bu sırada Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Ercan Karahan’ın iki kulağında işitme engeli olduğunu fark etti. “İleride nasıl steteskop kullanacaksın” diye sorduğunda, “Bilmiyorum, hiç düşünmedim” cevabını aldı. Temen, YÖK yönetmeliğine dayanarak Karahan adına bir dilekçe yazdı, beş ay süren yazışmadan sonra üniversitenin Sağlık Kültür Spor Daire Başkanlığı’nın ABD’den gelen steteskop ücretini ödemesini sağladı. Sonrasında Türkiye’nin her yerinden kendisine 20 kadar işitme engelli öğrenci daha ulaştı. Hepsine ücretsiz steteskop sağlanmasına aracılık etti.

Sisteme sesini duyurdu

KELEBEK ETKİSİ

ALPARSLAN Temen, Trakya Üniversitesi’ndeki engelli öğrencilerin lideri. Karşılarına çıkan engelleri tek tek tespit ediyor. Mesela okulda yüzde 45 eğimli ortopedik engelli rampasını düzelttiriyor, kapısından tekerlekli sandalye sığmayan engelli tuvaletlerinin kapılarını genişlettiriyor. Fizyoterapi, göz, KBB hocalarıyla görüşerek engelli öğrencilere yol gösteren bir kitapçık hazırlıyor. Şimdiki okul yönetiminden çok memnun. “Engelli öğrencilere karşı çok iyi ve duyarlılar. ‘Neyi, nasıl yapalım’ diye soruyorlar. Çünkü çağ, yenilik çağı. Yenilik de gençlik demek” diyor. Alparslan Temen, engellilerin kurduğu STK’ların davetlisi olarak engelli hakları konusunda Türkiye’nin dört bir yanında faaliyetlere katılıyor. Bir sağlıkçı olarak seminerler veriyor. Davetlisi olduğu 2 Mayıs’ta Ankara’da yapılacak olan YÖK çalıştayında, ‘Fiziksel Erişilebilirlik’ konulu bir sunum yapacak. Temen, “Sağlıkta Engelsizler Derneği’ni kuracağım. Çalışmalarımız daha düzenli olur, tek başınalıktan kurtulup çoğalırız. Kelebek etkisi yaratırız” diyor.

Medimagazin

1 Comment

  1. Ben bir turizm rehberiyim. Sanırım on yıl kadar önce kulağında sorun olan bir Alman müşterim vardı. kendisi hekimdi ve kulak sorunu arttıkçça , hastalarını steteskop ıle dinleme sorunu ortaya çıkınca kendiliğinden hekimliği bıraktı. Onu bırakmaya zorluyan olmadı fakat işitme engelli olarak hekimlik yapmasının doğru olmadığını düşünüp işini bıraktı. Ancak tıbbı bırakmadı. Eski Yunanca öğrenip ,antik dünyada yazılmış tıp ile ilgili yazıtları tercüme etmeye başladı. Bu konuda kitapları yayınlandı. Yazıtlarda kalmış pek çok tbbi konuyu tercüme edip yayınladı. İşte bu örnekten bakınca bir Alman ve bir Türk’ün olaya bakış farkını görüyoruz. Kulak sorunun varsa hekimlik yapmayacaksın. Sorun sadece steteskop olmayabilir. sağlıkla ilgili can alıcı bir detayı işitme engeli yüzünden atlayabilirsin. İsrar etmek yanlış bence. Yukarıdaki örneği azmin zaferi olarak görmek daha da yanlış.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s